Olumsuz Güvenlik Soruşturmasına Karşı Dava
Güvenlik soruşturması, kamu görevine atanacak kişilerin, devletin güvenliği ve kamu düzeni açısından uygunluğunu tespit etmek amacıyla yapılan bir incelemedir. Ancak, bu süreçte alınan olumsuz güvenlik soruşturması kararı, kişilerin meslek hayatını ve geleceğini doğrudan etkileyebilir. Bu tür olumsuz kararlar, hukuki denetime tabi olduğundan, ilgili kişiler idare mahkemesine dava açarak haklarını arayabilir.
İçindekiler
Güvenlik Soruşturmasının Hukuki Dayanağı
Güvenlik soruşturması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile ilgili yönetmeliklere dayanılarak yapılır. Ancak, soruşturma sürecinin hukuka uygun olması ve adil bir değerlendirme yapılması esastır.
Olumsuz Güvenlik Soruşturmasına Karşı Dava Açma Nedenleri
- Keyfi ve Somut Olmayan Değerlendirme
Güvenlik soruşturması sonucunda verilen olumsuz karar, somut ve hukuka uygun gerekçelere dayandırılmalıdır. Aksi takdirde, keyfi alınan kararlar hukuka aykırı sayılır. - Kişisel Hak ve Özgürlüklerin İhlali
Kişinin özel hayatına müdahale edilmesi veya aile bireylerinin geçmişi nedeniyle olumsuz karar verilmesi, Anayasa’nın 20. ve 70. maddelerinde güvence altına alınan hakların ihlaline neden olabilir. - Savunma Hakkının İhlali
Güvenlik soruşturması sonucunda kişiye olumsuz kararın gerekçelerinin bildirilmemesi ve savunma hakkının tanınmaması, hukuka aykırılık teşkil eder. - Hatalı veya Eksik Bilgi
Olumsuz kararın hatalı veya eksik bilgilere dayanması halinde, bu kararın iptali için dava açılabilir.
İdari Dava Süreci
Olumsuz güvenlik soruşturmasına karşı, idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Bu süreçte izlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Dava Açma Süresi
Olumsuz güvenlik soruşturması kararının kişiye tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesine dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. - Yetkili Mahkeme
Dava, güvenlik soruşturmasını yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. - Davanın Gerekçeleri ve Delillerin Sunulması
Davacı, güvenlik soruşturmasının hukuka aykırı olduğunu göstermek için somut deliller ve gerekçeler sunmalıdır. İdare mahkemesi, idarenin kararının hukuka uygunluğunu denetlerken, kararın keyfi ve gerekçesiz olup olmadığını inceler. - Hukuka Aykırılığın İspatı
Mahkemeye sunulacak dilekçede şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Kararın gerekçesiz olduğu,
- Kararın somut delillere dayanmadığı,
- Savunma hakkının ihlal edildiği,
- Anayasa’ya ve yasalara aykırılık bulunduğu.
Dava Sonucunda Olabilecek Hukuki Durumlar
- Kararın İptali
Mahkeme, güvenlik soruşturmasının hukuka aykırı olduğunu tespit ederse, olumsuz karar iptal edilir. Bu durumda kişi, kamu görevine atanma hakkını geri kazanır. - Davanın Reddi
Mahkeme, güvenlik soruşturmasının hukuka uygun olduğunu değerlendirirse, dava reddedilir. Ancak, red kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir. - Tazminat Talebi
Olumsuz güvenlik soruşturması nedeniyle kişilik hakları zedelenen veya ekonomik kayba uğrayan kişiler, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler.
Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvuruları
İç hukuk yollarının tüketilmesi sonrasında, kişi hakkının ihlal edildiğini düşünüyorsa, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilir. Anayasa Mahkemesi, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine karar verirse, kişi lehine karar verebilir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru da mümkündür.
Olumsuz güvenlik soruşturması kararları, kişinin mesleki ve kişisel haklarını derinden etkileyebilir. Bu tür kararlara karşı hakların korunması için uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir.
Hukuk büromuz, güvenlik soruşturması davalarında müvekkillerine profesyonel danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır. Süreçle ilgili detaylı bilgi ve hukuki destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.